Jale
“Jale” serisinde yer alan çalışmalar, Kapadokya ve İzlanda’da gerçekleştirilen çok sayıda yolculuğun ardından oluşan geniş bir arşivin içinden süzülerek seçildi. Somut manzaralar, sanatçının kadrajında soyut ve yarı-soyut formlara dönüşür; doğa bir yüzeye, yüzey ise bir hatıraya evrilir.
Toprak, kar, kaya ve boşluk…
Bu elementler yalnızca jeolojik oluşumlar değildir; aynı zamanda kaybın ve bağlılığın metaforlarıdır.
Fotoğraflar belirli bir coğrafyayı belgelemekten çok, içsel bir coğrafyanın haritasını çıkarır. Bu yönüyle “Jale”, mekândan çok zamana, zamandan çok sessizliğe ait bir seridir.
Proje Açıklamaları
“Jale”, yalnızca bir fotoğraf serisi değil; hafıza, kayıp, iz ve varlık üzerine kurulu görsel bir düşünce alanıdır.
Sanatçı, serginin çıkış noktasını şu sözlerle ifade ediyor:
“Annemin nereye gittiğini bilmiyorum; fotoğrafları nerede çektiğimi bilsem de bu şekillerin nereden geldiğini bilmiyorum.”
Bu cümle, serginin merkezindeki varoluşsal soruyu da görünür kılar: Görüntü yalnızca görülen midir, yoksa hatırlananın tortusu mudur?
Fotoğraf


